“Bir zamanlar dünyadaki en tatlı on bir yaşındaki çocuktum. Artık öyle değilim.”
The Royal Tenenbaums – Wes Anderson

Sergey Ayzenştayn Kimdir?
Sessiz Sinemanın Dehası: Ayzenştayn’ın Hayatı ve Kariyeri Sergey Ayzenştayn (Sergei Eisenstein), 1898 yılında Letonya’nın Riga kentinde doğmuş, Sovyet sinemasının kurucularından biri olarak kabul edilen önemli bir yönetmendir. Sinema tarihine damgasını

In the Mood for Love
In the Mood for Love (2000), Wong Kar-Wai’nin görsel şiirselliğiyle sinema tarihine damga vuran bir başyapıt. Film, aşkın söze dökülmeyen yanlarını, 1960’ların Hong Kong’unda geçen nostaljik bir atmosfer içinde incelikle

High Fidelity: Plaklar ve Aşklar
High Fidelity: Müzik ve Aşkın Listelerle Anlatımı Öncelikle, High Fidelity (2000), Stephen Frears imzası taşıyor. Nick Hornby’nin romanından uyarlanan bu film, müzik ve aşk temasını dokunaklı bir şekilde işler. Baş karakter

“Lost in Translation” Eşsiz Bir Ara Bölge
Ben bu filmi doğum günümde izledim. Gerçekten de bir yaş büyüdüğünü hissettiğin güne özel bir filmdi. Lost in Translation”daki ilişki dinamiği tam olarak aşk değil, tam olarak dostluk da değil;

Luis Buñuel: Sinemanın Sıradışı Dâhisi
Luis Buñuel, 20. yüzyıl sinemasının en yenilikçi yönetmenlerinden biridir. Öncelikle, 22 Şubat 1900’de İspanya’nın Calanda kentinde doğdu. Kariyerine sürrealist bir sanatçı olarak başladı. Sinemanın sınırlarını zorlayan cesur filmler çekti. Sanat Anlayışı

Ingmar Bergman
Ingmar Bergman, 20. yüzyılın en saygın yönetmenlerinden biridir. Öncelikle, 14 Temmuz 1918’de İsveç’in Uppsala kentinde doğdu. İnsan doğasının karmaşık yapısını ve varoluşu cesur filmleriyle anlattı. Sanat Anlayışı Her şeyden önce, Ingmar

Federico Fellini
Federico Fellini, 20. yüzyılın en yenilikçi yönetmenlerinden biridir. Öncelikle, 20 Ocak 1920’de İtalya’nın Rimini kentinde doğdu. Genç yaşta karikatür çizerek sanat yolculuğuna adım attı. Daha sonra, sinemaya yöneldi ve kısa sürede dünya

“Bazıları Sıcak Sever, Billy Wilder’ı Herkes!”
Billy Wilder… Bazı isimler vardır ki sinema söz konusu olduğundan yalnızca bir yönetmen ya da senarist değil, adeta bir türdür. O, Hitchcock gibi gerilimi, Kurosawa gibi dramatik derinliği ya da